Dijital Minimalizm: Telefon Esaretinden Gerçek Sosyalliğe
kişisel gelişim
Hayat benimle gelişir.
Size aslında milyarlarca dünya var desem ne kadar inandırıcı
gelir. Ama aslında gerçek budur; Her insanın zihni ve hayata bakış açısını ele
alırsak bu bir gerçek değil midir? Her sabah uyandığımızda kendi dünyamızın
iklimini yaşıyoruz. Oysa karşılaştığımız her bir yabancı, iş arkadaşlarımız,
aile üyelerimiz, içinde bambaşka yasaların, iklimlerin, derin okyanusların
olduğu kişisel bir evren. İşte empati bu farklı dünyalara vizeye ihtiyaç
duymadan girmemizi sağlayan tek pasaporttur.
Çoğu insan kendi düşüncelerini mutlak gerçek sanır. Hayatlar da buna göre şekillenir. Bazı insanlar başarısız olduğunda neden bunlar benim başıma geliyor? Ne kadar da şanssızım der. Ama bazı insanlar ise bunu daha iyi nasıl yapabilirim. Ya da bu sorunu nasıl çözüp bir ders çıkarabilirim der. Sadece bu kanıtlar bile birçok farklı dünyanın olduğuna kanıt olarak gösterilebilir.
Empati karşımızdaki kişinin dünya penceresinden bakıp onu anlamak, kendi dünyamızın sınırlarını özgürce aşıp farklı dünyalara seyahat etmenin yoludur. Kısacası zihinsel özgürleşme biçimidir.

Milyarlarca dünya varsa, milyarlarca dil vardır.
Karşınızdakinin sadece sözlerini davranışlarını değil; duruşunu, bakışındaki
yoğunluğu, sesindeki endişeyi, üzüntüyü, heyecanı hissetmek, o dünyanın hava
durumunu anlamaktır.
Empati
geliştirmenin ilk yasası yargılardan kurtulmak; Bir kişiyi davranışları ya da
söylemleri nedeniyle sadece yargılamak ve dünyamızda cezalandırmak yerine,
sebeplerini anlamaya çalışmaktır. Bir başkasının dünyasında bir davranışın ona
göre neden doğru ya da yanlış olduğunu anladığınızda öfke şefkate dönüşür.
Kendi dünyasından
çıkıp bir başkasının dünyasına misafir olabilenler, liderlikte, ikili
ilişkilerde kariyerde ve aile içinde her zaman birkaç adım öndedir. Çünkü omlar
sadece duyup görmezler, başkalarının hissedemediklerini hissederler.
Her gün bir deney
yapın. En az bir kişinin dünyasına, yargılarınızı bırakarak girmeyi deneyin.
Göreceksiniz ki herkesin güneşli olarak gördüğü dünyada bazen çok bulutlu
bazense kar yağışlı bir hava var.
Bu yeteneği geliştirmek farklı dünyaları anlamak için ilk
başta biraz zaman ayırmaya ihtiyaç var. Bu ayırılan zamanda kitaplar okumak ve
bir temel oluşturmak çok iyi bir başlangıç olacaktır. Çünkü kitaplar okumak
farklı dünyalara yolculuğun araçlarından biridir. Kitaplardaki karakterler
gerçek kişilerin duygu ve düşüncelerini hissettirir.
Empati geliştiren kitap türleri
İşte birkaç örnek kitap
1. İnsanın Anlam Arayışı - Viktor E. Frankl
Toplama kamplarındaki korkunç deneyimlerini anlatan bir
psikiyatristin kaleminden çıkan bu kitap, en zor şartlarda bile bir başkasının
acısına ortak olmanın yüceliğini anlatır.
2. Budala - Fyodor Dostoyevski
3. Dönüşüm - Franz Kafka
Toplumun "farklı olana" veya "işe
yaramayana" karşı ne kadar acımasız olabileceğini anlatan en kısa ama en
etkili romanlardan biridir. Bir sabah dev bir böceğe dönüşen Gregor Samsa,
aslında "farklılaşan" herkesin temsilidir. Kendi ailesinin bile ona
nasıl yabancılaştığını okurken kendinizi onun yerine koyacak ve yaşadığı derin
yalnızlığına eşlik edeceksiniz
4. Oblomov – Ivan Gonçarov
Oblomov hayatının kontrolünü ele almaktan aciz toprak sahibi
bir soyludur. Sorunlarını çözmeye çalışmak yerine yatağında kalmayı tercih ederek
hayatının kontrolünü başkalarının ellerine bırakır. Aşırı korumacı bir ailesi
olması sebebiyle çocukluğunda pasif bir karakter inşaa etmesine neden olmuştur.
Hayatı boyunca başkaları tarafından yönlendirilip dolandırılır ve amaçsız bir
yaşam sürer. Bu durum onu bir yıkıma götürür.
Özet: sorumluluk
almaktan kaçan ve eylemsizliği bir yaşam biçimine dönüştüren bir adamın, kendi tembelliği
içinde yavaş yavaş yok oluşunu anlatır.
Beynimizin doğal dalgalanmalarına uyum sağlayarak, planlı çalışma ve dinlenme döngüleri oluşturma metodudur. Amacı:
✔️Çalışmaya başlama direncini kırmak,
✔️Zihinsel tükenmişliği önlemek,
✔️Uzun vadeli verimliliği arttırmak.
Öncelikle kısaca zinciri kırma yönteminden bahsedelim. Bu yöntemde çalışmaları haftalık yada aylık olarak planlayarak plana sadık kaldığımız her güne bir çarpı atmaktır. Her gün çizilen çarpılar planlarımıza sadık kaldığımızı hatırlattığı gibi birleşerek bir zincir oluşturur. Günlük planlarınıza sadık kalmadığınızda ise zincir kırılır , ilerleme kaybedilir ve yeni baştan başlamak zorunda kalınır. Ve bilirsiniz ki zincirin kırılmasını emeğin boşa gitmesini kim ister ki !Takvim ve çarpılar görsel hatırlatıcı görevi görür ve kaydettiğimiz ilerlemeyi görerek planlarımıza sadık kalmamızda bize psikolojik disiplin sağlayacaktır.
Plan: Haftalık gerçekçi ve net hedefler koyun. Örneğin pazartesi 07:00 - 08:00 gramer çalışması gibi.
Zincir Takvimi: Planına sadık kaldığın gün masa takviminde o güne bir çarpı at. Bu çarpılar birleştikçe bir zincir oluşturacak. Unutma arada boşluk olursa zincir kırılır ve ilerlemeye baştan başlarsın.
İşte örnek bir plan net ve sürdürülebilir. Bu planı kendine göre özelleştirebilirsin.
Çalışma sırasında sosyal medya, e-posta gibi dikkat dağıtıcı unsurlar kesinlikle olmamalı. Cihazlarınızdaki uçak modu ya da rahatsız etme modu aktif hale getirilebilir. Bildirimler kapalı olmalı.
✔️Alışkanlık Otomatikleşir: İradeye ihtiyaç azalır.
✔️Görsel Geri Bildirim: Takvimdeki zincir, ilerlemeyi somutlaştırır.
✔️Uyarlanabilir: Ofis çalışanları, vardiyalı çalışanlar öğrenciler için uyarlamak kolay
Unutmayın:
"Disiplin, irade değil, tasarımla ilgilidir. Ritmik yaklaşım, hayatınıza kattığınız en akıllı tasarımdır."
Son söz: Bu yöntemi 21 gün deneyin. Zincir ne kadar uzarsa onu kırmak o kadar zorlaşacak !
Günümüz dünyasında dikkat dağıtıcılar her zamankinden daha fazla. Telefon bildirimleri, sosyal medya akışları ve sürekli değişen gündem, zihnimizi bir noktaya sabitlemeyi zorlaştırıyor. Oysa gerçek başarı, derin ve sürdürülebilir odaklanmayla geliyor.
Odaklanmak, yalnızca bir işe konsantre olmak değil; aynı zamanda önceliklerini bilmek, dikkatini yönlendirmek ve zamanı verimli kullanmaktır. Dağınık bir zihin, küçük işleri bile büyük engellere dönüştürebilir. Ancak odaklanmış bir zihin, en karmaşık problemleri bile çözümleyecek güce sahiptir.
Ünlü yazar Cal Newport’un da dediği gibi, “Derin iş, bilişsel yeteneklerimizi en üst seviyede kullanarak yaptığımız üretken çalışmadır.” İşte bu derinliğe ulaşmanın anahtarı da odaklanmaktır.
Kısa bir süreliğine bile olsa, dikkatini tek bir işe verebilmek; hem üretkenliğini artırır hem de iç huzurunu besler.
Unutma, Rhonda Byrne'ın söylediği gibi "Dikkatini nereye verirsen enerjin oraya akar". Ve enerji biriktiği yerde büyür. Odaklandığın şey seni şekillendirir.
Hedef belirlemek motivasyonumuzu arttırır. Bu ateşleyici bir
güçtür ve bize özgüven de sağlar. Ayrıca yaşamımızın kontrolü kendi ellerimizde
olur.
Aslında günlük yaşamımızda birçok hedefler belirleriz. Buna
örnek olarak akşamı geçireceğimiz bir restoran ya da tatile gideceğimiz yer olabilir.
Bu aşamadan sonra kullanacağımız yolları zihnimizde canlandırır ve yola
koyuluruz. Hayatta da hedef belirlemek buna benzer.
Çoğu insan geleceğini tasarlama görevini başkalarına
bırakır. Örneğin; çalıştığınız şirket, yöneticileriniz, aile bireyleriniz,
bankanız ya da reklam şirketleri gibi çoğaltılabilir. Başkalarının sizin
hedeflerinizi belirlemesine izin verdiğinizde, geleceğinizi başkalarının
ellerine bırakmış olursunuz. Sonunda yolu çizen onlar olur mutluluklar ya da
hayal kırıklıkları ise size ait olur. Tabi ki başkalarının söylediklerine kulak
asmayın demiyoruz. Tecrübeli insanların fikirleri de alınmalıdır. Bizim
göremediklerimizi onlar görüyor olabilir. Ancak karar alırken tamamen bu
fikirler ışığında hareket edilmemelidir. Kendi yolumuzu kendimiz çizmeliyiz.
Hedeflerinizin anlamlı olması gerekir.
Hedeflerinizi belirlerken kendinize şu soruları sorun;
Benim için mühim olan şeyler nelerdir?
Bunları yapmamın amaçları nelerdir?
Bu yola çıkmak için nelerden vazgeçmeye hazırım?
Bu disiplin bana hangi avantaj ve dezavantajları getirecek?
Hedefleriniz açık ve ölçülebilir olmalıdır.
Bu konuda birçok insan başarısız olur. İstenilen şeyin doğru
ve açık bir şekilde tanımlanamama hatasına düşülür. Sahip olunan kapasiteye
göre ulaşılması mümkün hedefler belirlenmelidir. Kişisel özelliklerde göz
önünde bulundurulmalıdır.
Örneğin “Finansal açıdan özgür olmak istiyorum” Bu kişiden
kişiye değişir. Bazı insanlar için bu kişisel ve aile ihtiyaçlarının karşılanıp
yeter seviyede geçinmektir. Başka bir insan içinse refah seviyesinde yaşayıp
birikim yapabilmektir. Hedef belirlerken daha açık ifadeler kullanılmalıdır.
Örneğin kişisel ve aile ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra gelirimin %10
birikime ayırabileceğim bir gelire ulaşmak istiyorum.
Daha farklı bir şekilde ifade etmek gerekirse “Yabancı dil
öğrenmek istiyorum” ölçülebilir bir hedef değildir. Doğrusu ise “Kendimi ifade
edebileceğim ve karşımdaki kişiyi açık bir şekilde anlayabileceğim seviyede
yabancı dil yeteneğine sahip olmak istiyorum. Bu hedefe ulaşmak için haftada en
az 3 saati bu çalışmaya ayıracağım” dır.
Hedeflerinizde esneklik olmalıdır.
Bir hedef belirlerken katı kurallar belirlediğinizde belli
bir süre sonra hevesinizi kaybedebilirsiniz. Örneğin bir plan oluşturduğunuzda
egzersiz çalışma yanında sosyal yaşama bazen daha fazla zaman ayırmanız
gerekebilir. Tabi ki planda tamamen sapmadan ufak değişiklikler ile
motivasyonunuzu koruyarak sürdürülebilir şekilde yolunuza devam edebilirsiniz.
Hedefleriniz yeteneklerinize göre zorlayıcı ve ilgi
çekici olmalıdır.
İlgi çekici, zorlayıcı ve rekabetçi hedefler
belirlediğinizde sıkılma ihtimaliniz en aza inmiş olur. Bunu yapmak için konfor
alanınızdan çıkmanız, korku duvarlarınızı yıkmanız bazen de biraz risk gerekir.
Tarihte ve günümüzdeki başarı hikayelerini okuduğunuzda büyük başarılar risk
alıp hedefe bağlı kalarak zorluklar sonucunda başarılar elde edilmiştir.
Zorluklar tecrübe edindikçe kolaylaşır.
Hedefleriniz kişisel değerlerinizle bir bütün
oluşturmalıdır.
Temel değerleriniz hakkında kendinize sorular sorun.
Güçlü hissetmenizi sağlayan değerler ruhunuzun ayrılmaz bir
parçasıdır. Bunlar çocukluğunuzdan beri karakterinizi oluşturan özelliklerdir.
Örneğin dürüst ve saygılı olmak. Bu değerlere uymayan şeyler yolunuzdaki
taşlara benzer. Vicdanınız rahat etmez. Hedeflere ulaşmak zorlaşır.
Değerlerinize uygun yol almak vicdan rahat bir şekilde
hedeflere ulaştırır ve sürdürülebilirdir.
Hedefleriniz dengede olmalıdır.
Hedefe giden yolda rahatlamak ve sosyal olmak için yeteri
kadar zaman ayırdığınızdan emin olun. Çünkü tamamen sosyal hayattan uzak kalmak
bir süre sonra motivasyonunuzu kaybetmenize sebep olur. Bu sürdürülebilir
değildir.
Aile ve arkadaşlarınızla vakit geçirmek, eğlenceli şeyler
okumak ya da izlemek, meditasyon yapmak gibi aktiviteler hedefinize giden
yoldaki mola anlarıdır. Bu size motivasyonunuzu korumanıza destek olur. Hayat
kısa bazı anlar kaçırılmamalıdır.
Kişisel özelliklerinize göre ulaşılabilir gerçekçi hedefler
belirlenmesi gerekir. Bu konuda hedef belirlerken verilen zaman önemlidir.
Bazı insanlar sayısal yeteneklere bazı insanlar ise sözel
yeteneklere sahiptir
Örneğin “6 ayda bir yabancı dili sıfırdan konuşabilir ve
karşımdaki kişiyi anlayabilecek bir seviyede öğreneceğim”. Ya da “6 ayda x
programını iyi bir şekilde kullanmayı öğreneceğim.” Bu hedeflerin
ulaşılabilirliği kişiden kişiye değişir. Hedeflerimiz zaman yönetimi becerisi
ile daha kolay hale gelir.
Zaman yönetimi ile ilgili aşağıdaki makale de ilginizi
çekebilir.
ZAMAN YÖNETİMİ: VERİMLİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞMANIN YOLLARI
“Ne ekersen onu biçersin” sözü birçok şey anlatır. Bugün
yaptığınız iyilikler ileride bir gün mutlaka karşılığını bulacaktır. Çoğu insan
zor zamanlarda bulunulan yardımı hiçbir zaman unutmaz. Bu uzman olduğunuz bir
konuda ya da maddi yönden yardımda bulunabilirsiniz.
Hedefleriniz desteklenmeyi sever.
Büyük hayallerimiz olduğunda bizim gibi hayalleri olan
insanları bir mıknatıs varmışçasına kendimize çekiyoruz.
Bir diğer yol ise hayallerinizden hiç kimseye bahsetmeyin.
Sadece yol alın. Sonuçta hayallerimizi olmaz görenlerde olabilir ve
vazgeçirmeye çalışabilir.
Hayallerinizi gerçekten güvendiğiniz sınırlı sayıdaki aile ve
yakın dostunuza anlatın. Onlar sizleri cesaretlendirerek zorlu yolları daha
kolay bir şekilde aşmanıza yardımcı olacaktır. Sizin zorlandığınız konularda onlar
tecrübeye sahip olabilir.
Zamanınızı etkili bir şekilde
yönetmek geliştirilmesi gereken önemli bir yetenektir. Etkili zaman yönetimi kariyer hedeflerinize ulaşmada sizi diğerlerinden bir adım öteye götürebilir. Bir
iş arama sürecinde bu yeteneği öz geçmişinizde ekleyerek işe alım yöneticisinin
dikkatini çekmesini sağlayacaktır.
İş ve sosyal yaşamda zaman
yönetimi işlerinizi tam zamanında bitirmenizde size büyük faydalar sağlar.
Düzenli olarak hedeflerinizi
gözden geçirmek sonuca ulaşmak için neleri başarmanız gerektiğini anlamanıza
yardımcı olabilir. Uzun vadeli hedeflere ulaşmak için, ulaşılabilir daha küçük
hedefler belirleyin. Hedefleriniz ayrıntılı, ölçülebilir, başarılabilir,
alakalı ve zamanlanmış olmalıdır.
Takviminizi yönetmek
Yapılacaklar listesi oluşturmak, önemli
görevlerin tamamlanmasında zamanınızı verimli bir şekilde kullanmanızı sağlar. Takviminizdeki
belirli zaman aralıklarını düzenli olarak boş bırakmayı düşünebilirsiniz,
böylece görevlerinize odaklanmak için zamanınızın olması garanti edersiniz.
Bazı toplantılara katılmanın faydalı olup olmadığını da düşünmelisiniz. Değer katmayacağınızı veya belirli
bir şekilde katkıda bulunmayacağınızı düşünüyorsanız, belirli
toplantıları reddetme konusunda kendinizi güçlü hissetmelisiniz. Eğer bunu
yaparsanız, Sağduyulu ve kibar olun; toplantı sahibine neden reddettiğinizi
bildiren bir e-posta göndermeyi ihmal etmeyin.
Görevlerinizi
önemlilik derecesine göre sınıflandırın.
Önceliklendirme
yapmak zorlayıcı bir görevdir., ancak biraz pratikle sizin için daha kolay hale
gelir. Yapılacaklar listesi oluşturarak pratik yapabilirsin. Yapılması gereken
her şeyi listelemek en acil ya da acil olmayan görevleri önceliklendirmek konusunda
işleri kolaylaştırabilir. Eğer yardıma ihtiyacınız varsa, önceliklendirme
konusunda iyi olan bir iş arkadaşınızdan ya da yöneticinizden yardım almayı
düşünebilirsiniz. Büyüklerimizden şu sözü mutlaka duymuşsunuzdur. “Bilmemek
değil öğrenmemek ayıptır.” Son tarihleri, görevin başkalarını ve iş hedeflerini
nasıl etkileyeceğini anlamak, bazı şeyleri diğerlerinden önce yapmanıza
yardımcı olabilir. İşi son tarihte tamamlayamayacaksanız uzatma isteyebilirsiniz.
İş yaşamında ya
da sosyal çevre de bazen hayır diyebilmek zamanınızı yönetmede bir gerekliliktir.
Zorlu bir görevi son teslim tarihine yetiştirmeye çalışıyorsanız, örneğin; İstenilen
zamanda tamamlanamayacağını düşündüğünüz bir iş içinden çıkılamayacak bir hal
alabilir. Bir teklife hayır dediğinizde yetiştirilmesi zor bir görevde yer almak
istemediğinizi iş arkadaşlarınız ya da iş ortaklarınız anlayışla karşılayacaklardır.
Önemli görevleri
ertelemeyin.
Önceliklendirmek
ile ertelemek arasında farklar vardır. Görevlerinizi önem sırasına göre
düzenlediğinizde, hiçbir şeyin unutulmadığından emin olun. Aciliyeti düşük bir
görevi başka bir güne planlamak sorun değildir ancak ertelemek bu görevleri
sürekli olarak başka bir güne kalması sebebiyle çıkılamaz bir durum alabilir.
Sonuç
Zamanınızı verimli kullanmak hayatınızı fazlasıyla kolaylaştıracaktır. Zaman yönetimi
becerinizi geliştirmek için başarılı insanların zaman yönetimi tekniklerini
araştırarak, kitaplar okuyarak yada eğitimler alarak kendinizi
geliştirebilirsiniz.
Dostlukların bize ve arkadaş çevremize faydaları.
Günlük hayat geçmişte olduğundan daha fazla stresle dolu.
Hayatı huzurlu, yaşanabilir kılmak için iyi yada kötü günlerimizde bizi anlayacak ve destek olacak yakın arkadaş
çevresine daha fazla ihtiyacımız var. Buradan
yola çıkarak çevremizi genişletmenin ve sahip olduklarımızı korumanın yollarına
birlikte göz atalım.
Yeni hobiler edinin
Yeni arkadaş çevresi edinmenin en iyi yollarından biri
kurslara katılarak yeni hobiler edinmektir. Bu yolla bir yandan kendinizi
geliştirip diğer yandan aynı hobilere sahip insanlarla tanışırsınız. Ayrıca
aynı ilgi alanlarına sahip insanların dost olma ihtimali daha yüksektir.
Dostlarınıza zaman ayırın
Dostlarımızın iyi günlerinde olduğu gibi kötü günlerinde de
yanında olmak önemlidir. Sahip olduğunuz arkadaş çevresini korumak ve
genişletmenin en önemli unsuru onlara zaman ayırmaya bağlıdır.
Bu konuda size birkaç öneri;
Bir kafeye ya da çay bahçesine gidin. Alışveriş konusunda
seçim yapmasına yardımcı olun ya da onlardan yardım isteyin. Çoğu insan
arkadaşının yardım isteğini geri çevirmekte zorlanır.
Geniş arkadaş çevresi edinmenin bir diğer yolu sahip olduğunuz
arkadaşlarınızın arkadaşlarıyla tanışmaktır. Bunu kolaylaştırmanın yolu bir
futbol, basketbol ya da bowling gibi bir spor aktivitesi düzenlemek ya da
katılmaktır. Bu yöntem iyi vakit geçirmenizi ve yeni arkadaşlar edinmenizi
sağlar.
Onları iyi tanıyın ve İyi yönlerini vurgulayın.
Sahip olduğunuz ya da yeni tanıştığınız arkadaşlarınızı iyi
tanıyın. İyi bir dinleyici olun ve kendilerinden bahsetmelerine izin verin. Nelerden
hoşlandıklarını ya da nelerden nefret ettiklerini iyi bilin.
Samimi iltifatlar edin. Ki her insan sahip oldukları
özellikleri başkasından duyduğunda kendini iyi hisseder ve karşısındaki kişiyi
kendine daha yakın hisseder.
Samimi olun.
Arkadaşlarınızla birlikteyken samimi olun. Kendinizi
olmadığınız başka biri olarak göstermeyin.
Günlük hayatta kullandığımız maskeler bizlerin arkadaş edinmemizi ve
sahip olduklarımızı korumayı zorlaştırır. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin de
dediği gibi “Ya olduğun gibi görün, Ya göründüğün gibi ol”. Kusurlarınızı saklamaya çalışmayın. Çünkü her insanın kusurları vardır. Ve bizi kusurlarımızla seven ve kabul eden arkadaşlar gerçek arkadaşlarımızdır.
Günlük hayattaki sırlarımız paylaşmak bizleri birbirimize
yakınlaştırır. Güvendiğiniz dostlarınızla sırlarınızı paylaşın.
Gülümsemeyi ve gülümsetmeyi hiçbir zaman unutmayın
Gülümsemek hem kendimizi hem de karşımızdaki kişinin iyi hissetmesini sağlayan bir anahtardır. Örneğin gülümseyen bir dostunuzla vakit geçirdiğinizde kendinizi daha iyi hissettiğinizi fark etmişsinizdir.
Kendinizin ve arkadaşlarınızın sahip olduğunuz
şeylerin iyi yönlerini görün ve onlardan bahsedin. Hayat sahip olduklarının
değerini bilenlerin her zaman yanındadır.