23 Nisan 2026 Perşembe

Dijital Minimalizm: Telefon Esaretinden Gerçek Sosyalliğe

Dijital Minimalizm: Telefon Esaretinden Gerçek Sosyalliğe

 

   

Çoğumuz ekran karşısında her şeyi unutarak saatlerce vakit geçirdikten sonra asıl hedeflerimize zaman bulamadığımızdan yakınırız. Algoritmalar hayatımızı kolaylaştırıyormuş gibi görünse de özgür irademiz ve odağımız farkında olmadan esir alındığının farkına bile varmayız. Peki, bize kendimizden bile yakın olan akıllı telefonlar hayatımızı kolaylaştıran teknoloji mi yoksa bizi  bildirimleriyle esaret altında tutan görünmez zincirlerimiz mi ?  Dijital minimalizm yaklaşımıyla zincirlerimizden kurtulmanın yollarını adım adım inceleyeceğiz.


Nasıl Farkına varmadan esir alındık ?

Algoritmaların gücü:

Sosyal medya uygulamaları bizi daha fazla ekrana bağımlı tutmak için tasarlanmıştır. Beğendiğimiz içeriklere benzer olanları karşımıza çıkarıp daha fazla orada vakit geçirmemizi sağlar. Her kaydırma hareketi sonrası beynimizde dopamin hormonu salgılanır. Her kaydırma hareketi bizi daha fazla dopamin beklentisi içine sokar. 

    Fazla efor harcamadan oturduğumuz yerden iyi vakit geçirme hissi! Kim buna hayır diyebilir ki ? Diğer taraftan dakikalar hatta saatler geçmiştir. Uygulamalar tarafından sürekli gönderilen bildirimler; bir nevi dijital kancalar. Sonuç olarak gerçek sosyalliğe ya da hedeflerimize yapılacak yolculuklara vaktimiz yok ! 




  Sadece sosyal medya uygulamaları değil e-ticaret siteleri de bizleri bildirimleri aracılığıyla görünmez zincirlerle esaret altında tutuyor. "Kaçırılmayacak kısa süreli fırsat" , " %70 indirim" , "2 al 1 öde " odağımızı kontrol altına alan kancalar.

Dijital Minimalizm İle Esaretten Kurtulmanın Yolları


Farkında Bir Şekilde Temizlik

   Sana bir şey katmayan uygulamaları telefonundan silmekten çekinme. Bağlantıda kalma, bir şeyleri kaçırmama dürtüsü bazı uygulamaları silmeyi zorlaştırabilir. Her insanın zaman bulamadığından yakındıkları vardır. Daha az uygulama daha az zincir bağı daha fazla gerçek sosyal hayata ayırabilecek zaman demektir. Aynı şekilde hayalleri gerçeğe dönüştürmek için ayırılacak bir zaman. 




Sosyal medyadan kopamam iç seslerinizi duyar gibiyim. Bu tamamen kopmak değil. Uygulama kullanmak yerine telefonunuzun tarayıcısından uygulamaya girerek bildirimlere izin vermeden odağınızın daha az dağılmasına yardımcı olur. Hıza alışan zihnimiz rahatsız olacaktır ancak bu daha az sosyal medyaya giriş isteğine de yardımcı olabilir.

Zaman Muhasebesi Yapın



   Bu teknik bir terim gibi görünebilir. Ancak bir uygulama yardımıyla bunu yapmak bir o kadar basit. Telefonunuzda var olan kendi uygulama ya da kolayca yükleyebileceğiniz StayFree , Forest gibi kullandığınız uygulamalarda ne kadar zaman geçirdiğinizi takip eden bu sayede boşa giden zamanınızı farkına varmanızı sağlayan uygulamalar mevcut. Hatta günlük kullanım süresi belirleyip sınır koymak zaman kazanmanıza yardımcı olacaktır.

Ekran Cazibesini Azalt 

Uygulama bildirimlerini gerçek öneme göre sırala. Zamanınızı çok fazla çalan uygulamaların bildirimlerini kısıtla. Bu sayede odağınız gerçek hayattan daha az kopacaktır.




Telefonunuzda var olan ya da uygulama mağazasından yükleyebileceğiniz uygulama yardımı ile  gri tonlama ya da uyku modu özelliğiyle ekran renklerini gri tonlamaya çevirebilir, daha az kullanma isteği yaratabilirsiniz 

Sabah Ve Akşam Rutini

Güne gözlerimizi ilk açtığımızda günün geri kalanının nasıl geçeceğini büyük ölçüde belirleyen şey ilk yaptığımız şeylerdir. Eğer ilk yaptığımız şey sosyal medya kontrol etmek olursa karşımıza çıkacak şeyleri belirleyecek biz değil algoritmalar olacaktır. Bu eğlenceli bir şey olacağı gibi endişe verici ya da üzücü şeylerde olabilir. Uyanıklığımızın ilk saatlerini iyi enerjilerle geçirmenin kontrolü bizim elimizde olmalıdır. Hayata şükretmenin yollarını bulmak ya da dışarıda güzel bir manzaraya bakmak devamında iyi bir gün geçirmenizde büyük katkısı olacaktır.




Uyku ile günün yorgunluğunu atmaya hazırlanırken ekrana bakmak yerine hayallere bakmak uyuduğumuzda iyi bir gece geçirmemize fayda sağlar. Çünkü beyin uyurken de çalışmaya devam eder. Rüyalar bunun kanıtlarından biridir.

Hemen kopmak zaman alabilir. Ekrana bakmak yerine ilginizi çeken bir şeyler okumak ya da sesli kitap , radyo tiyatrosu gibi hayallere dalmaya yardımcı olan şeylerden yardım almak seçenekler arasındadır.

Sabah güne ilk gözlerinizi açtığınızda ve günün yorgunluğunu atmak için uykuya hazırlanırken ekran süresini azaltın ve mümkünse bir süre sonra tamamen o zincirden kurtulun. 



Sonuç olarak zamanın değerini geçmişin geri gelmeyecek anılarla dolu olduğunu fark ettiğimizde anlarız. Anılarımızda hatırlayacak yeri olmayan şeyler için zamanımızı harcayıp, gerçek hayata ayırabileceğimiz zamanı neden boşa harcanmalı ? 


Geçmiş, hatıralarımızda bazen tatlı anılar bazen de acı yüklerdir. Şimdi ise elimizdeki hazine


28 Şubat 2026 Cumartesi

Empati; İnsanları Anlamak, Farklı Dünyalara Seyahat

Empati; İnsanları Anlamak, Farklı Dünyalara Seyahat

 

Size aslında milyarlarca dünya var desem ne kadar inandırıcı gelir. Ama aslında gerçek budur; Her insanın zihni ve hayata bakış açısını ele alırsak bu bir gerçek değil midir? Her sabah uyandığımızda kendi dünyamızın iklimini yaşıyoruz. Oysa karşılaştığımız her bir yabancı, iş arkadaşlarımız, aile üyelerimiz, içinde bambaşka yasaların, iklimlerin, derin okyanusların olduğu kişisel bir evren. İşte empati bu farklı dünyalara vizeye ihtiyaç duymadan girmemizi sağlayan tek pasaporttur.



Özgürce Farklı Dünyalara Seyahat

 

   Çoğu insan kendi düşüncelerini mutlak gerçek sanır. Hayatlar da buna göre şekillenir. Bazı insanlar başarısız olduğunda neden bunlar benim başıma geliyor? Ne kadar da şanssızım der.  Ama bazı insanlar ise bunu daha iyi nasıl yapabilirim. Ya da bu sorunu nasıl çözüp bir ders çıkarabilirim der. Sadece bu kanıtlar bile birçok farklı dünyanın olduğuna kanıt olarak gösterilebilir.

       Empati karşımızdaki kişinin dünya penceresinden bakıp onu anlamak, kendi dünyamızın sınırlarını özgürce aşıp farklı dünyalara seyahat etmenin yoludur. Kısacası zihinsel özgürleşme biçimidir.

 

                                    

Milyarlarca dünya varsa, milyarlarca dil vardır. Karşınızdakinin sadece sözlerini davranışlarını değil; duruşunu, bakışındaki yoğunluğu, sesindeki endişeyi, üzüntüyü, heyecanı hissetmek, o dünyanın hava durumunu anlamaktır.

 

Yargılardan Kurtularak Süper Bir Sosyal Güç Yaratmak

   

    Empati geliştirmenin ilk yasası yargılardan kurtulmak; Bir kişiyi davranışları ya da söylemleri nedeniyle sadece yargılamak ve dünyamızda cezalandırmak yerine, sebeplerini anlamaya çalışmaktır. Bir başkasının dünyasında bir davranışın ona göre neden doğru ya da yanlış olduğunu anladığınızda öfke şefkate dönüşür.




     Kendi dünyasından çıkıp bir başkasının dünyasına misafir olabilenler, liderlikte, ikili ilişkilerde kariyerde ve aile içinde her zaman birkaç adım öndedir. Çünkü omlar sadece duyup görmezler, başkalarının hissedemediklerini hissederler.

 

Dünya Turuna Hazır mısın? Tamamen ücretsiz.

 

   Her gün bir deney yapın. En az bir kişinin dünyasına, yargılarınızı bırakarak girmeyi deneyin. Göreceksiniz ki herkesin güneşli olarak gördüğü dünyada bazen çok bulutlu bazense kar yağışlı bir hava var.

 

Empati hangi yollarla geliştirilir?

Bu yeteneği geliştirmek farklı dünyaları anlamak için ilk başta biraz zaman ayırmaya ihtiyaç var. Bu ayırılan zamanda kitaplar okumak ve bir temel oluşturmak çok iyi bir başlangıç olacaktır. Çünkü kitaplar okumak farklı dünyalara yolculuğun araçlarından biridir. Kitaplardaki karakterler gerçek kişilerin duygu ve düşüncelerini hissettirir.

Empati geliştiren kitap türleri

  • Psikolojik roman
  • Karakter odaklı klasikler
  • Otobiyografi


 

İşte birkaç örnek kitap

1. İnsanın Anlam Arayışı - Viktor E. Frankl

Toplama kamplarındaki korkunç deneyimlerini anlatan bir psikiyatristin kaleminden çıkan bu kitap, en zor şartlarda bile bir başkasının acısına ortak olmanın yüceliğini anlatır.

  • Özeti: Kendi acınızın içindeyken bile bir başkasının dünyasına dokunabilmenin, insana hayata tutunacak bir "anlam" sunduğunu gösterir.

 

2. Budala - Fyodor Dostoyevski

  • Mişkin, o kadar dürüsttür ki çevresi onu "budala" sanır. Başkalarının acısını kendi acısı gibi hisseden bir insanın, bencil ve çıkarcı bir dünyada nasıl ayakta kalmaya çalıştığını anlatır.
  • Özet: Epilepsi hastası, saf ve iyi yürekli bir prensin dramatik hikayesi.

 

3. Dönüşüm - Franz Kafka

Toplumun "farklı olana" veya "işe yaramayana" karşı ne kadar acımasız olabileceğini anlatan en kısa ama en etkili romanlardan biridir. Bir sabah dev bir böceğe dönüşen Gregor Samsa, aslında "farklılaşan" herkesin temsilidir. Kendi ailesinin bile ona nasıl yabancılaştığını okurken kendinizi onun yerine koyacak ve yaşadığı derin yalnızlığına eşlik edeceksiniz

  • Özet: Ailesinin geçimini sağlayan bir pazarlamacının böceğe dönüşmesi ve çevresindeki insanların değişimine dair absürt ama gerçekçi bir dram.

4. Oblomov – Ivan Gonçarov

Oblomov hayatının kontrolünü ele almaktan aciz toprak sahibi bir soyludur. Sorunlarını çözmeye çalışmak yerine yatağında kalmayı tercih ederek hayatının kontrolünü başkalarının ellerine bırakır. Aşırı korumacı bir ailesi olması sebebiyle çocukluğunda pasif bir karakter inşaa etmesine neden olmuştur. Hayatı boyunca başkaları tarafından yönlendirilip dolandırılır ve amaçsız bir yaşam sürer. Bu durum onu bir yıkıma götürür.

        Özet: sorumluluk almaktan kaçan ve eylemsizliği bir yaşam biçimine dönüştüren bir adamın, kendi tembelliği içinde yavaş yavaş yok oluşunu anlatır.

20 Haziran 2025 Cuma

Ritmik Yaklaşım: Modern Yaşam İçin En Gerçekçi Odaklanma Çözümlerinden biri

Ritmik Yaklaşım: Modern Yaşam İçin En Gerçekçi Odaklanma Çözümlerinden biri

Bir önceki yazımızda, dijital dikkat dağınıklığı çağında odaklanmanın neden kritik bir beceri haline geldiğini konuşmuştuk. Şimdi ise bilimsel temelli ve pratikte işe yarayan bir yöntemi masaya yatırıyoruz: Ritmik Yaklaşım.


Ritmik Yaklaşım Nedir?

Beynimizin doğal dalgalanmalarına uyum sağlayarak, planlı çalışma ve dinlenme döngüleri oluşturma metodudur. Amacı:

✔️Çalışmaya başlama direncini kırmak,

✔️Zihinsel tükenmişliği önlemek,

✔️Uzun vadeli verimliliği arttırmak.



Cal Newport' un Pür - Dikkat kitabında bahsettiği ritmik yaklaşıma göre çalışmaya her defasında rahatlıkla başlayıp sürdürebilmenin yolu, bunu rutin alışkanlıklardan biri haline getirmektir. Ritmik  yaklaşımın amacı çalışmalarınızın önceden planlamasını yaparak ritmik bir şekilde ilerlemesini sağlamaktır. Bu yöntemi sürdürülebilir bir alışkanlık haline getirmek için ünlü komedyen Jerry Seinfeld'ın (Zinciri kırma yöntemi) ve ülkemizde de Barış Özcan'ın da bahsettiği bu yöntem, ritmik yaklaşımı somutlaştırmanın en etkili yollarından biri

Öncelikle kısaca zinciri kırma yönteminden bahsedelim. Bu yöntemde çalışmaları haftalık yada aylık olarak planlayarak plana sadık kaldığımız her güne bir çarpı atmaktır. Her gün çizilen çarpılar planlarımıza sadık kaldığımızı hatırlattığı gibi  birleşerek bir zincir oluşturur. Günlük planlarınıza sadık kalmadığınızda ise zincir kırılır , ilerleme kaybedilir ve yeni baştan başlamak zorunda kalınır.  Ve bilirsiniz ki zincirin kırılmasını emeğin boşa gitmesini kim ister ki !Takvim ve çarpılar görsel hatırlatıcı görevi görür ve kaydettiğimiz ilerlemeyi görerek planlarımıza sadık kalmamızda bize psikolojik disiplin sağlayacaktır.


Ritmik yaklaşım 4 adımda nasıl uygulanır ?

1.  Derin çalışma alanı ve sürdürülebilir bir plan oluştur.


Mekan: Her gün aynı masada/ bölgede çalışın. Zihin mekan ile bağlantı kurar.

Plan: Haftalık gerçekçi ve net hedefler koyun. Örneğin pazartesi 07:00 - 08:00 gramer çalışması gibi.

Zincir Takvimi: Planına sadık kaldığın gün masa takviminde o güne bir çarpı at. Bu çarpılar birleştikçe bir zincir oluşturacak.  Unutma arada boşluk olursa zincir kırılır ve ilerlemeye baştan başlarsın. 


İşte örnek bir plan net ve sürdürülebilir. Bu planı kendine göre özelleştirebilirsin. 






2. Tetikleyici kullan




Ön ritüel olarak çalışmaya başlamadan önce bir bardak çay ya da kahve, çalışırken belirli bir müzik yada müzik listesi seç. Bunlar zihinde bir tetikleyici görevi görür ve zihinde bağlantı kurulmasını sağlar.

3. Sınırları koru dikkat dağınıklığını azalt !




Çalışma sırasında sosyal medya, e-posta gibi dikkat dağıtıcı unsurlar kesinlikle olmamalı. Cihazlarınızdaki uçak modu ya da rahatsız etme modu aktif hale getirilebilir. Bildirimler kapalı olmalı.


4. Dinlenme ile dengelen 



Derin çalışma sonrası hobilerinize göre bir aktivite; mümkünse doğada kısa bir yürüyüş, nefes meditasyonu,  biraz müzik ya da  yakın arkadaşınızla bir sohbet gibi bir çok aktivite olabilir.

Neden Bu Kadar Etkili?

 ✔️Alışkanlık Otomatikleşir: İradeye ihtiyaç azalır.

 ✔️Görsel Geri Bildirim: Takvimdeki zincir, ilerlemeyi somutlaştırır.

 ✔️Uyarlanabilir: Ofis çalışanları, vardiyalı çalışanlar öğrenciler için uyarlamak kolay

Unutmayın:

"Disiplin, irade değil, tasarımla ilgilidir. Ritmik yaklaşım, hayatınıza kattığınız en akıllı tasarımdır."


Son söz: Bu yöntemi 21 gün deneyin. Zincir ne kadar uzarsa onu kırmak o kadar zorlaşacak !










13 Haziran 2025 Cuma

Odaklanma; Başarıya Giden Yolda En Güçlü Araç

Odaklanma; Başarıya Giden Yolda En Güçlü Araç

 Günümüz dünyasında dikkat dağıtıcılar her zamankinden daha fazla. Telefon bildirimleri, sosyal medya akışları ve sürekli değişen gündem, zihnimizi bir noktaya sabitlemeyi zorlaştırıyor. Oysa gerçek başarı, derin ve sürdürülebilir odaklanmayla geliyor.


Odaklanmak, yalnızca bir işe konsantre olmak değil; aynı zamanda önceliklerini bilmek, dikkatini yönlendirmek ve zamanı verimli kullanmaktır. Dağınık bir zihin, küçük işleri bile büyük engellere dönüştürebilir. Ancak odaklanmış bir zihin, en karmaşık problemleri bile çözümleyecek güce sahiptir.

Ünlü yazar Cal Newport’un da dediği gibi, “Derin iş, bilişsel yeteneklerimizi en üst seviyede kullanarak yaptığımız üretken çalışmadır.” İşte bu derinliğe ulaşmanın anahtarı da odaklanmaktır.



Kısa bir süreliğine bile olsa, dikkatini tek bir işe verebilmek; hem üretkenliğini artırır hem de iç huzurunu besler. 



Unutma, Rhonda Byrne'ın söylediği gibi "Dikkatini nereye verirsen enerjin oraya akar". Ve enerji biriktiği yerde büyür. Odaklandığın şey seni şekillendirir.

27 Nisan 2023 Perşembe

DAHA BAŞARILI BİR YAŞAM İÇİN HEDEF BELİRLEMEK

DAHA BAŞARILI BİR YAŞAM İÇİN HEDEF BELİRLEMEK



Hedef belirleme neden önemlidir?

Hedef belirlemek motivasyonumuzu arttırır. Bu ateşleyici bir güçtür ve bize özgüven de sağlar. Ayrıca yaşamımızın kontrolü kendi ellerimizde olur.


Hedef belirlemek


Aslında günlük yaşamımızda birçok hedefler belirleriz. Buna örnek olarak akşamı geçireceğimiz bir restoran ya da tatile gideceğimiz yer olabilir. Bu aşamadan sonra kullanacağımız yolları zihnimizde canlandırır ve yola koyuluruz. Hayatta da hedef belirlemek buna benzer.

Hedef belirlemenin ilkeleri

Hedefleriniz size özel olmalıdır.

Çoğu insan geleceğini tasarlama görevini başkalarına bırakır. Örneğin; çalıştığınız şirket, yöneticileriniz, aile bireyleriniz, bankanız ya da reklam şirketleri gibi çoğaltılabilir. Başkalarının sizin hedeflerinizi belirlemesine izin verdiğinizde, geleceğinizi başkalarının ellerine bırakmış olursunuz. Sonunda yolu çizen onlar olur mutluluklar ya da hayal kırıklıkları ise size ait olur. Tabi ki başkalarının söylediklerine kulak asmayın demiyoruz. Tecrübeli insanların fikirleri de alınmalıdır. Bizim göremediklerimizi onlar görüyor olabilir. Ancak karar alırken tamamen bu fikirler ışığında hareket edilmemelidir. Kendi yolumuzu kendimiz çizmeliyiz.


Hedeflerinizin anlamlı olması gerekir.

Hedeflerinizi belirlerken kendinize şu soruları sorun;

Benim için mühim olan şeyler nelerdir?

Bunları yapmamın amaçları nelerdir?

Bu yola çıkmak için nelerden vazgeçmeye hazırım?

Bu disiplin bana hangi avantaj ve dezavantajları getirecek?


Hedefleriniz açık ve ölçülebilir olmalıdır.

Bu konuda birçok insan başarısız olur. İstenilen şeyin doğru ve açık bir şekilde tanımlanamama hatasına düşülür. Sahip olunan kapasiteye göre ulaşılması mümkün hedefler belirlenmelidir. Kişisel özelliklerde göz önünde bulundurulmalıdır.


Bir grafik




Örneğin “Finansal açıdan özgür olmak istiyorum” Bu kişiden kişiye değişir. Bazı insanlar için bu kişisel ve aile ihtiyaçlarının karşılanıp yeter seviyede geçinmektir. Başka bir insan içinse refah seviyesinde yaşayıp birikim yapabilmektir. Hedef belirlerken daha açık ifadeler kullanılmalıdır. Örneğin kişisel ve aile ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra gelirimin %10 birikime ayırabileceğim bir gelire ulaşmak istiyorum.

Daha farklı bir şekilde ifade etmek gerekirse “Yabancı dil öğrenmek istiyorum” ölçülebilir bir hedef değildir. Doğrusu ise “Kendimi ifade edebileceğim ve karşımdaki kişiyi açık bir şekilde anlayabileceğim seviyede yabancı dil yeteneğine sahip olmak istiyorum. Bu hedefe ulaşmak için haftada en az 3 saati bu çalışmaya ayıracağım” dır.


Hedeflerinizde esneklik olmalıdır.

Bir hedef belirlerken katı kurallar belirlediğinizde belli bir süre sonra hevesinizi kaybedebilirsiniz. Örneğin bir plan oluşturduğunuzda egzersiz çalışma yanında sosyal yaşama bazen daha fazla zaman ayırmanız gerekebilir. Tabi ki planda tamamen sapmadan ufak değişiklikler ile motivasyonunuzu koruyarak sürdürülebilir şekilde yolunuza devam edebilirsiniz.


Hedefleriniz yeteneklerinize göre zorlayıcı ve ilgi çekici olmalıdır.


Birlikte çalışan bir ekip




İlgi çekici, zorlayıcı ve rekabetçi hedefler belirlediğinizde sıkılma ihtimaliniz en aza inmiş olur. Bunu yapmak için konfor alanınızdan çıkmanız, korku duvarlarınızı yıkmanız bazen de biraz risk gerekir. Tarihte ve günümüzdeki başarı hikayelerini okuduğunuzda büyük başarılar risk alıp hedefe bağlı kalarak zorluklar sonucunda başarılar elde edilmiştir. Zorluklar tecrübe edindikçe kolaylaşır.


Hedefleriniz kişisel değerlerinizle bir bütün oluşturmalıdır.

Temel değerleriniz hakkında kendinize sorular sorun.

Güçlü hissetmenizi sağlayan değerler ruhunuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Bunlar çocukluğunuzdan beri karakterinizi oluşturan özelliklerdir. Örneğin dürüst ve saygılı olmak. Bu değerlere uymayan şeyler yolunuzdaki taşlara benzer. Vicdanınız rahat etmez. Hedeflere ulaşmak zorlaşır.

Değerlerinize uygun yol almak vicdan rahat bir şekilde hedeflere ulaştırır ve sürdürülebilirdir.


Hedefleriniz dengede olmalıdır.

Hedefe giden yolda rahatlamak ve sosyal olmak için yeteri kadar zaman ayırdığınızdan emin olun. Çünkü tamamen sosyal hayattan uzak kalmak bir süre sonra motivasyonunuzu kaybetmenize sebep olur. Bu sürdürülebilir değildir.


Hedefleriniz dengede olmalıdır.


Aile ve arkadaşlarınızla vakit geçirmek, eğlenceli şeyler okumak ya da izlemek, meditasyon yapmak gibi aktiviteler hedefinize giden yoldaki mola anlarıdır. Bu size motivasyonunuzu korumanıza destek olur. Hayat kısa bazı anlar kaçırılmamalıdır.


Hedefleriniz gerçekçi ve ulaşılabilir olmalıdır.

Kişisel özelliklerinize göre ulaşılabilir gerçekçi hedefler belirlenmesi gerekir. Bu konuda hedef belirlerken verilen zaman önemlidir.

Bazı insanlar sayısal yeteneklere bazı insanlar ise sözel yeteneklere sahiptir

Örneğin “6 ayda bir yabancı dili sıfırdan konuşabilir ve karşımdaki kişiyi anlayabilecek bir seviyede öğreneceğim”. Ya da “6 ayda x programını iyi bir şekilde kullanmayı öğreneceğim.” Bu hedeflerin ulaşılabilirliği kişiden kişiye değişir. Hedeflerimiz zaman yönetimi becerisi ile daha kolay hale gelir.

Zaman yönetimi ile ilgili aşağıdaki makale de ilginizi çekebilir.

ZAMAN YÖNETİMİ: VERİMLİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞMANIN YOLLARI

 

Uzman olduğunuz konuda destek vermekten çekinmeyin.

“Ne ekersen onu biçersin” sözü birçok şey anlatır. Bugün yaptığınız iyilikler ileride bir gün mutlaka karşılığını bulacaktır. Çoğu insan zor zamanlarda bulunulan yardımı hiçbir zaman unutmaz. Bu uzman olduğunuz bir konuda ya da maddi yönden yardımda bulunabilirsiniz.


Destek vermek


Hedefleriniz desteklenmeyi sever.

Büyük hayallerimiz olduğunda bizim gibi hayalleri olan insanları bir mıknatıs varmışçasına kendimize çekiyoruz.

Bir diğer yol ise hayallerinizden hiç kimseye bahsetmeyin. Sadece yol alın. Sonuçta hayallerimizi olmaz görenlerde olabilir ve vazgeçirmeye çalışabilir.


Destek almak


Hayallerinizi gerçekten güvendiğiniz sınırlı sayıdaki aile ve yakın dostunuza anlatın. Onlar sizleri cesaretlendirerek zorlu yolları daha kolay bir şekilde aşmanıza yardımcı olacaktır. Sizin zorlandığınız konularda onlar tecrübeye sahip olabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

23 Nisan 2023 Pazar

ZAMAN YÖNETİMİ: VERİMLİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞMANIN YOLLARI

ZAMAN YÖNETİMİ: VERİMLİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞMANIN YOLLARI

 

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanınızı etkili bir şekilde yönetmek geliştirilmesi gereken önemli bir yetenektir. Etkili zaman yönetimi kariyer hedeflerinize ulaşmada sizi diğerlerinden bir adım öteye götürebilir. Bir iş arama sürecinde bu yeteneği öz geçmişinizde ekleyerek işe alım yöneticisinin dikkatini çekmesini sağlayacaktır.

İş ve sosyal yaşamda zaman yönetimi işlerinizi tam zamanında bitirmenizde size büyük faydalar sağlar.


Zaman yönetimi yeteneği nasıl geliştirilir. (Zaman yönetimi teknikleri)

Kısa ve uzun dönemli hedeflerinizi belirleyin.

Düzenli olarak hedeflerinizi gözden geçirmek sonuca ulaşmak için neleri başarmanız gerektiğini anlamanıza yardımcı olabilir. Uzun vadeli hedeflere ulaşmak için, ulaşılabilir daha küçük hedefler belirleyin. Hedefleriniz ayrıntılı, ölçülebilir, başarılabilir, alakalı ve zamanlanmış olmalıdır.

Bir defter ve hedef belirleme







Takviminizi yönetmek

Yapılacaklar listesi oluşturmak, önemli görevlerin tamamlanmasında zamanınızı verimli bir şekilde kullanmanızı sağlar. Takviminizdeki belirli zaman aralıklarını düzenli olarak boş bırakmayı düşünebilirsiniz, böylece görevlerinize odaklanmak için zamanınızın olması garanti edersiniz. Bazı toplantılara katılmanın faydalı olup olmadığını da düşünmelisiniz.  Değer katmayacağınızı veya belirli bir şekilde katkıda bulunmayacağınızı düşünüyorsanız, belirli toplantıları reddetme konusunda kendinizi güçlü hissetmelisiniz. Eğer bunu yaparsanız, Sağduyulu ve kibar olun; toplantı sahibine neden reddettiğinizi bildiren bir e-posta göndermeyi ihmal etmeyin.


Takviminizi yönetmek


Görevlerinizi önemlilik derecesine göre sınıflandırın.

Önceliklendirme yapmak zorlayıcı bir görevdir., ancak biraz pratikle sizin için daha kolay hale gelir. Yapılacaklar listesi oluşturarak pratik yapabilirsin. Yapılması gereken her şeyi listelemek en acil ya da acil olmayan görevleri önceliklendirmek konusunda işleri kolaylaştırabilir. Eğer yardıma ihtiyacınız varsa, önceliklendirme konusunda iyi olan bir iş arkadaşınızdan ya da yöneticinizden yardım almayı düşünebilirsiniz. Büyüklerimizden şu sözü mutlaka duymuşsunuzdur. “Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır.” Son tarihleri, görevin başkalarını ve iş hedeflerini nasıl etkileyeceğini anlamak, bazı şeyleri diğerlerinden önce yapmanıza yardımcı olabilir. İşi son tarihte tamamlayamayacaksanız uzatma isteyebilirsiniz.


Görevlerinizi  sınıflandırmak


 
Zaman yönetimi becerisi geliştirmek gününüz devam ederken işlerinize tamamen odaklanarak daha iyi bir çalışan olmanızı sağlar. Organize olarak daha iyi bir zaman yöneticisi olabilirsiniz. Hedeflerinizi belirleyin ve görevlerinizi liste yaparak önceliklendirin.


Bazen hayır demesini bilin

İş yaşamında ya da sosyal çevre de bazen hayır diyebilmek zamanınızı yönetmede bir gerekliliktir. Zorlu bir görevi son teslim tarihine yetiştirmeye çalışıyorsanız, örneğin; İstenilen zamanda tamamlanamayacağını düşündüğünüz bir iş içinden çıkılamayacak bir hal alabilir. Bir teklife hayır dediğinizde yetiştirilmesi zor bir görevde yer almak istemediğinizi iş arkadaşlarınız ya da iş ortaklarınız anlayışla karşılayacaklardır.


Bazen hayır demesini bilin


 

Önemli görevleri ertelemeyin.

   Önceliklendirmek ile ertelemek arasında farklar vardır. Görevlerinizi önem sırasına göre düzenlediğinizde, hiçbir şeyin unutulmadığından emin olun. Aciliyeti düşük bir görevi başka bir güne planlamak sorun değildir ancak ertelemek bu görevleri sürekli olarak başka bir güne kalması sebebiyle çıkılamaz bir durum alabilir.


Önemli görevleri ertelemeyin.


Sonuç

   Zamanınızı verimli kullanmak hayatınızı fazlasıyla kolaylaştıracaktır. Zaman yönetimi becerinizi geliştirmek için başarılı insanların zaman yönetimi tekniklerini araştırarak, kitaplar okuyarak yada eğitimler alarak kendinizi geliştirebilirsiniz.

18 Nisan 2023 Salı

ARKADAŞ ÇEVRENİZİ GENİŞLETMENİN YOLLARI

ARKADAŞ ÇEVRENİZİ GENİŞLETMENİN YOLLARI

 

Beraber iyi vakit geçiren dostlar




Dostlukların bize ve arkadaş çevremize faydaları.

Günlük hayat geçmişte olduğundan daha fazla stresle dolu. Hayatı huzurlu, yaşanabilir kılmak için iyi yada kötü günlerimizde  bizi anlayacak ve destek olacak yakın arkadaş çevresine daha fazla ihtiyacımız var.  Buradan yola çıkarak çevremizi genişletmenin ve sahip olduklarımızı korumanın yollarına birlikte göz atalım.

 

Yeni hobiler edinin



Yeni arkadaş çevresi edinmenin en iyi yollarından biri kurslara katılarak yeni hobiler edinmektir. Bu yolla bir yandan kendinizi geliştirip diğer yandan aynı hobilere sahip insanlarla tanışırsınız. Ayrıca aynı ilgi alanlarına sahip insanların dost olma ihtimali daha yüksektir.

 

Bir hobisi ile ilgilenen Kadın


Dostlarınıza zaman ayırın



Dostlarımızın iyi günlerinde olduğu gibi kötü günlerinde de yanında olmak önemlidir. Sahip olduğunuz arkadaş çevresini korumak ve genişletmenin en önemli unsuru onlara zaman ayırmaya bağlıdır.

Bu konuda size birkaç öneri;

Bir kafeye ya da çay bahçesine gidin. Alışveriş konusunda seçim yapmasına yardımcı olun ya da onlardan yardım isteyin. Çoğu insan arkadaşının yardım isteğini geri çevirmekte zorlanır.

 

Arkadaşlarınızın arkadaşlarıyla tanışın.



Geniş arkadaş çevresi edinmenin bir diğer yolu sahip olduğunuz arkadaşlarınızın arkadaşlarıyla tanışmaktır. Bunu kolaylaştırmanın yolu bir futbol, basketbol ya da bowling gibi bir spor aktivitesi düzenlemek ya da katılmaktır. Bu yöntem iyi vakit geçirmenizi ve yeni arkadaşlar edinmenizi sağlar.

 

Onları iyi tanıyın ve İyi yönlerini vurgulayın.



Sahip olduğunuz ya da yeni tanıştığınız arkadaşlarınızı iyi tanıyın. İyi bir dinleyici olun ve kendilerinden bahsetmelerine izin verin. Nelerden hoşlandıklarını ya da nelerden nefret ettiklerini iyi bilin.

İyi Vakit geçiren iki dost


Samimi iltifatlar edin. Ki her insan sahip oldukları özellikleri başkasından duyduğunda kendini iyi hisseder ve karşısındaki kişiyi kendine daha yakın hisseder.

 

Samimi olun.



Arkadaşlarınızla birlikteyken samimi olun. Kendinizi olmadığınız başka biri olarak göstermeyin.  Günlük hayatta kullandığımız maskeler bizlerin arkadaş edinmemizi ve sahip olduklarımızı korumayı zorlaştırır. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin de dediği gibi “Ya olduğun gibi görün, Ya göründüğün gibi ol”. Kusurlarınızı saklamaya çalışmayın. Çünkü her insanın kusurları vardır. Ve bizi kusurlarımızla seven ve kabul eden arkadaşlar gerçek arkadaşlarımızdır.

 

Günlük hayattaki sırlarımız paylaşmak bizleri birbirimize yakınlaştırır. Güvendiğiniz dostlarınızla sırlarınızı paylaşın.

 

 



 

Gülümsemeyi ve gülümsetmeyi hiçbir zaman unutmayın



Gülümsemek hem kendimizi hem de karşımızdaki kişinin iyi hissetmesini sağlayan bir anahtardır. Örneğin gülümseyen bir dostunuzla vakit geçirdiğinizde kendinizi daha iyi hissettiğinizi fark etmişsinizdir.  

 Kendinizin ve arkadaşlarınızın sahip olduğunuz şeylerin iyi yönlerini görün ve onlardan bahsedin. Hayat sahip olduklarının değerini bilenlerin her zaman yanındadır.